Faizsiz Finans Kurumları, bir vasıtadır. Fakat, İslâm iktisadı da bütünden mücerret değildir. Eğer bunlar aynı bütünün içinde yer almazsa, herbirisini başka bir bütünün içine koyarsanız, bir makineye yabancı bir dişlinin monte edilmesi gibi uygun olmaz. Makine kötü sesler çıkarır ve devamlı aşınmalar olur. Özel Finans Kurumları’nın çalışma tarzı böyle bir manzara arz ediyor. Farklı bir sistemin içine bunu monte etmeye uğraşıyoruz. Ve tabii ki bu kurum istenilen kıvamda pürüzsüz çalışamıyor. Çünkü çevresi hazır değildir. İnsanı hazır değildir. Tamamlayıcı kurumları hazır değildir.
Böyle bir sistemin çalışması için evvelâ insan modelinin oluşması gerekir. Yani kapitalist sistem bir zihniyetle ortaya çıkmıştır. Kapitalizm bir zihniyeti ifade eder. Bu da “homo economicus” denen insan modeline dayandırılmış tır. Bugün batı dünyasında bu model değişiyor. İnsanî modeller, ilimlerin gelişmesi sonucunda, gittikçe bu iktisadî adam tipini revize etmeye çalışıyor. Bugünkü modern bilim dünyası – post modern dünyada – insan modeli de o iktisadî adam tipinden yavaş yavaş çıkıyor.
İslâm modelinde bu ilk değişen unsur insan modelidir. Çünkü iktisadî adam modelinde insanlar şahsî menfaatlerini maksimize etmek hissiyle ve her adımında bu gayeyle hareket eden insan olarak düşünülmüştür. Herkes menfaatini maksimize etmek isterse, birbiriyle çatışması mukadderdir. O zaman da “homo hominilupus” kavramı ortaya çıkar. İnsan insanın kurdu haline gelir.
Halbuki İslâm iktisadında Allah’ın rızasını tahsil etmeye çalışan bir insan modeli olması lâzımdır. Bu farklı bir insan kavramıdır. Şimdi bu insanı biz eğitip terbiye etmezsek, bu insanlardan şu veya bu şekil de meydana gelen toplumlar ortaya çıkmışsa ve o toplumların kurduğu bir sistem meydana gelmişse, o vakit kurduğumuz kurumlar hem müşteri bakımından, hem mudiler ve hem kurucular bakımından, hem şirket, hem de çevre, hükümetler ve devlet kavramları bakımından birbirine yabancılaşacaktır. Hele Türkiye’de olduğu gibi, kuvvetli bir enflasyon ortamında boğazına kadar faize batırılmış bir toplumda siz bu kurumu kurdunuz mu o gerekli insan unsuru etrafınızda bulunamıyor.
Özel Finans Kurumları’nın vazgeçilmez unsuru olması gereken ayrıcalıklı fonksiyon Mudarebe sistemidir. Çünkü Mudarebe Sistemi, Kâr-Zarar Ortaklığı Sistemi ise İslâmi finans sisteminde faiz sisteminin yerine ikame edilen unsurdur. Yani faizsiz bir sistem nasıl olur diye sorulduğu zaman, faizin yerine ikame edilen sistem Kâr/Zarar Ortaklığı Sistemi’dir deniliyor. İşin özü bu mudarebe aktindedir. Yani faizsiz bankacılığın piyasa mekanizmasının üzerine oturtulacağı sistemdir bu.Fakat, faizsiz bankalar zamanla öyle hâle gelmişlerdir ki aslî fonksiyonunu hiç ifa edemeyip, marjinal olarak tecviz edilen nokta da takılıp kalmışlardır.
Sabahattin Zaim / Bereket Dergisi, Sayı 15