Her ne kadar Anayasa`da ekonomik düzenin adil olacağı, bütün vatandaşlara eşit muamele edileceği, herkes için fırsat eşitliği sağlanacağı tekrar tekrar ifade edilmiş sömürü ve angaryanın yasak olduğu belirtilmişse de tatbikat tam bunun aksine yürütülmektedir. Bu sözler ve prensipler Anayasanın satırları içinde ve rafta kalmaktadır.
Emperyalizm, Siyonizm, "Modern Müstemlekecilik"
Türkiye`de halihazır ekonomik sahada yürürlükte bu-lunan "Köle Düzeni" kendi kendine oluşmamıştır. Bu yeryüzündeki "Emperyalizm" ve "Siyonizm" güçlerinin bilinçli, planlı ve programlı olarak yürüttükleri "Mo-dern Müstemlekecilik" tatbikatının bir sonucudur.
Bilmek mecburiyetindeyiz ki yeryüzü boş değildir. Merkezlerini Amerika New York’ta Wall Street bankalar caddesine yerleştirmiş bulunan Siyonizm bir inançtır, bir ideolojik güçtür. Bunlar Cenab-ı Hakk`ın asıl kul-larının kendilerinin olduklarına inanmaktadırlar. Diğer kulların kendilerine köle olmak için yaratıldıklarına kanidirler. Yeryüzüne kendilerinin hakim olacaklarını kabul etmekte diğer insanları ne kadar sömürürlerse o kadar büyük ibadet hazzı almaktadırlar. Siyonistler dünya emperyalizmini kontrolleri altına almışlardır. Faizci kapitalist nizam vasıtasıyla bütün insanlığı sömür-mektedirler. Emperyalist devletler vasıtasıyla yer-yüzünde siyasi hakimiyetlerini sürdürmektedirler.
Emperyalizm ve Siyonizm Türkiye`de "Taklitçi Partiler"i desteklerler. Ellerindeki her türlü imkanla bunların işbaşına gelmesine çalışırlar. Bu gayretli çalışmalarının sonucu olarak Türkiye`de 40 yıldan beri temelde birbirinin aynı olan batı taklitçisi partiler işbaşına gelmişlerdir. Bu taklitçi partiler dış borç alabil-mek için IMF heyetlerine teslim olmuşlardır, onların tan-zim ettikleri reçetelerle adım adım bugünkü köle düzeni tesis edilmiştir.
Dünya emperyalizmi sadece Türkiye`yi değil, bütün Müslüman ülkeleri sömürmektedir. Müslüman ülkelerin her türlü tabii zenginlikleri ve bu meya bilhassa petrol, emperyalizmin kontrolü altındadır. Müslüman ülkeler ne kadar petrol üretecek, bunu hangi fiyattan satacak, petrolden elde ettikleri gelirin ne kadarı Siyonist bankalarda tutulacak, ne kadarını kullanmalarına müsaade edilecek ve nasıl kullanacaklar bütün bunları etkilemek-tedirler. Netice itibariyle Müslüman ülkelerin petrol gelirlerinin büyük bir kısmını kendi bankalarında tutmaktadırlar. Bu paranın bir kısmını diğer Müslüman ülkelere yüksek faizle dış borç olarak ver-mektedirler. Böylece Müslüman ülkelerin arasına girip kendilerine büyük faizler ödettirmektedirler.
Prof. Dr. Necmettin Erbakan